Hafta sonu Recep İvedik filmine gittim. 2 Saat boyunca kesintisiz güldüm, demekki çocukken güldüğüm şeylere (koyunca tur atma
) hala gülebiliyormuşum onu da test etme imkanı buldum böylece. Filmi izledikten sonra elle tutulur anlatıcak bir konusu da yok işin aslı, baktık güldük, gülmekten yüzüm gözüm arı sokmuş gibi şişti valla
İzlediğim bu komedi filminden tek kazancım 2 saat boyunca yarıla yarıla gülmek oldu. İzlediğim korku filmi olsaydı eğer, izlerken belki bazı bölümlerinde tırsacaktım, hepsi o olacaktı. Ama şuan gösterimde bir film var ki…Filmin adı 120. Oyuncular kalite.. Konusu ise şöyle:
Van.. 1915 Ocak.. Kış…
1’nci Dünya Harbi’nin ilk ayları…
Eli tüfek tutan herkes Ruslarla ölüm – kalım harbindeyken sınır birliklerinde cephane tükenir…
Vanlı çocuklar gönüllü olurlar;
Yaşları 12 – 17 arasında değişen 120 isimsiz kahraman çocuk ve bu çocukların 98 tanesi donarak şehit olur…
Cephaneyi sırtlanırlar, karlı dağlarda günlerce – gecelerce yürürler…
İşte, isimleri unutulmuş olsa da bu büyük yolculuğu gerçek bir kahramanlığa dönüştüren gençlerimizin şanlı öyküsü bugünlerde beyaz perdeye aktarılıyor…
Yukarıda gülmekten yarılmaktan falan bahsettim,kazancım ise sadece kısa süreli aşırı moral düzgünlüğü. Üst tarafta Sarıkamış’ta verilen mücadeleye ağır kış şartlarında çocukların cepheye cephane taşıması ve soğuktan donarak ölmesini izleyince, bir neslin genci olarak hiç bir işe yaramadığımı fark edecem sanırım. Fragmanı aşağıdadır…








